KARAR

Tüm belirtilen belgeler ışığında Mesih’in çarmıha gerildiği su götürmez bir gerçektir.

1 Hurafe: Gerçekliği olmayan bilgiler.

2 Golgota, İsa Mesih’in çarmıha gerildiği yerdir.

3 “Neden İsa Mesih sevgisini göstermek için canını vermeliydi?” diye düşünebilirsiniz. Burada bu soruya cevap niteliğinde birkaç cümle yazdım ama lütfen bu konuyla ilgili kitabın son bölümünü okuyunuz. Daha detaylı bilgi orada mevcuttur.

4 Buradaki doğrulayıcı kelimesi “مصدقا (musaddiqan) : Onaylama” anlamındadır. Yani değiştirilmişi düzeltmek anlamında değil, doğru olanı onaylamak anlamında kullanılmıştır.

5 Peygamberlik sözleri derken söylemek istediğimiz, Mesih bu dünyaya gelmeden önce yani M.Ö. 2500 ile M.Ö. 400 yılları arasında Peygamberlerin Mesih’in hayatına dair beyan ettikleri vahiylerdir.

6 Başında “Öngörü” yazan ayetler İsa’dan önce 400 ile 1000 yılları arasında yaşamış olan peygamberlerin, İsa hakkındaki peygamberlik sözleridir. Diğer ayetler bu peygamberliklerin İncil’de nasıl gerçekleştiğini gösteren ayetlerdir.

7 İ.Ö. : İsa Mesih’in doğumundan önce (yani milattan önce)

8 İ.S. : İsa Mesih’in doğumundan sonra (yani milattan sonra)

9 İşari anlam; bir kelamın doğrudan değil, işaret olarak ince anlamlar taşımasıdır.

10 Ruh’ul Kudüs İslam dünyasında Cebrail olarak yorumlanıyor. İslami kaynaklardan Ruh’ul Kudüs açıklamasını aşağıya ekledikten sonra yazının devamında Ruh’ul Kudüs; Kutsal Ruh mudur, yoksa Cebrail midir, beraber inceleyeceğiz.

“"Ruh"; hayat, idrak ve hareketin kaynağı, maddenin tanı mukabili, manevi varlık, vahiy, Allah kelâmı,… his, duygu ve benzeri manalar için kullanılır. (Raşid el-İsfahânî, el-Müfredât) Garibil-Kur'ân, Mısır 1961, "ruh" md.).

"Kudüs" kelimesinin aslı ise, "kuds"dür ve mukaddes, mübârek, her türlü fenalıktan arınma demektir. Bu iki kelimenin birleşmesinden meydana gelen "ruhul-kudüs", herhangi bir şaibe ile lekelenme ihtimali olmayan, mukaddes ve temiz ruh, vahiy meleği, Cebrâil demektir (Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'ân Dili, V, 3125).”

Burada da direkt İslami kaynaklardan aktardığım bu açıklamaya göre görüyoruz ki ruhul-kudüs, herhangi bir şaibe ile lekelenme ihtimali olmayan, mukaddes ve temiz ruh’tur. Herhangi bir şaibe ile lekelenme ihtimali olmayan, mukaddes (Kutsal) ve temiz ruh sadece ve sadece Tanrı’ya aittir. Bu özelliği bir meleğe yüklerseniz, bu Tanrı’ya şirk koşmaktan başka bir şey olmaz… Ayrıca meleklerinde şaibe ile lekelenme ihtimalleri vardır. Örnek; Şeytan ve şeytana inanan melekler. Unutmayalım ki onlarda birer melekti.

Görüyorsunuz ki Ruh’ul Kudüs’ün Kutsal Ruh’tan (Tanrı’nın Ruh’undan) başka bir şey olma ihtimali yoktur.

11 İsa Mesih’in yerine İsa’ya benzetilmiş Yahuda İskaryot’un öldürülmesi tezi Kuran, İncil, Tevrat ya da Zebur’a dayanmamaktadır. Bu tez Orta çağa ait sahte eser olan Barnaba İncilinden keşfedilmiştir. Günümüzdeki tek kopyası M.S. 1550-1590 yılları arasında yazılmış ve İtalyancadır. Barnaba İncilinin yazarı gerçek İncil’de bahsedilen Barnaba değil, Orta çağda Hristiyanlık’tan Müslümanlık’a geçmiş ve Müslümanlık’ı Barnaba İnciliyle desteklemeye çalışan bir din adamıdır.

Papa Gelasius’un (M.S. 492-495) yayınlattığı Gelasian Fermanındaki apokrif kitaplar listesinde bulunan Barnaba İncili, İslam dünyasının bahsettiği Barnaba İncili değil, 2.yüzyıla ait Barnaba Mektubu’dur. Ama bu mektubun orijinali bulunmakla beraber İslam dünyasının bahsettiği sahte eser olan Barnaba İncilinden farklıdır. Barnaba Mektubu mevcut İncil’i destekler içeriktedir. Mesih’in çarmıhta ölümünü de desteklemektedir.

Çünkü onunla ilgili şöyle yazılmıştır: Bu hem İsrail hem de  bizim hakkımızdadır. Kutsal yazıda şöyle der; “Günahlarımız yüzünden acı çekti, kötülüklerimizle kavruldu. Onun kırbaçlanmasıyla şifa bulduk. Kesime götürülen yada kırkıcıların önünde sessiz kalan kuzu gibi götürüldü.” Bu yüzden Rab’be derinden minnettar olmalıyız. O geçmişteki olayları bilmemizi, şimdiki olaylarla ilgili hikmetli olmamızı, gelecekteki olaylarla ilgili anlayışımızı vermeden  bizi bırakmaz” (Barnaba Mektubu 5:9-10).

İslam dünyasının bahsettiği sahte eser olan Barnaba İncilinde yazar, kendisini İsa Mesih’in havarisi Barnaba olarak tanıtır. Ancak Mesih’in havarileri içinde Barnaba adlı kimse bulunmamaktadır (Matta 10:2-4; Markos 3:16-19). Aynı zamanda bu iddiasıyla yazar, kendisinin İsa Mesih döneminde yaşadığını da iddia etmektedir ama yazar ne o bölgeyi ne de o dönemin kültürel olaylarını hiç bilmemektedir. Bununla ilgili birkaç kanıtı gözler önüne sunmak isterim.

  1. Yazar Barnaba İncilinde 20;151;152 bölümlerinde Kudüs ve Nasıra kentlerini deniz kıyısında sanıyor ve Nasıra limanından kalkan bir geminin Kudüs’e gittiğini söylüyor. Bu İstanbul’dan Ankara’ya gemiyle gitmek gibidir. Çünkü Nasıra ve Kudüs kentleri sırasıyla 600m ve 811m deniz seviyesinden yüksektedir ve iki kentin arası kara olduğu için deniz yolculuğu mümkün değildir.

  2. Yazar 119. bölümde şekerden söz eder. Şeker Akdeniz yöresine M.S.7 yüzyılda ilk kez Araplar tarafından getirilmiştir. Yani İsa Mesih’ten tam 700 yıl sonra…

  3. Yazar 152. bölümde tahta fıçılardan bahsetmektedir. Ancak buda M.S. ilk yüzyılda daha keşfedilmemişti. O dönemde deriden tulumlar kullanılırdı.

  4. Yazar 54. bölümde 60 minuti’ye bölünen altın bir dinardan bahsetmektedir. Ama İsa Mesih döneminde dinar altından değil gümüştendi. Ayrıca o dönemde bir dinarı bozunca 16 assarion ederdi. Minuti diye bir para birimi yoktu. Minuti; M.S. 575 yılında İspanya’da bir bölgede bir süre kullanılmıştır.

Barnaba İncil’inin sahte olduğuna dair bu yukarıdaki kanıtlar gibi daha birçok kanıtlar bulabilirsiniz. Burada sadece bu eserin sahte olduğunu gösteren kanıtlardan bazılarını aktardım.

Ayrıca 1981 yılında Hakkari’de bulunulduğu iddia edilen İncil, iddia edildiği gibi Barnaba İncil’i değil, Deuterokanonik Kutsal Kitap’ın Süryanice bir kopyasıdır. Carbon14 testi eserin 1900-2000 yıllık olduğu sonucuna varsa da, bulunan eser bir kitap halinde ciltlenmiş olarak bulundu. Buna Kodeks denir. İlk Kodeks yapımı M.S. 4yy.da yapılmaya başlanmıştı. Dolayısıyla eserin M.S. 4.yy.dan daha sonra yazıldığı tarihin tanıklığıyla anlaşılmıştır.

12 Talmud; Yahudi medeni kanununu, ibadet kurallarını ve önemli dini olayları kapsayan dini metinlerdir.

13 Kutsal: Hiç günah işlememiş.

14 Tanrı’nın Oğlu: Bu kavram fiziksel bir oğulluktan söz etmez. Bu kavramla kastedilen tanım; Tanrı’nın özünden gelen SÖZ’dür (KELAM). Bu Tanrı’ya şirk koşmak değil, tam tersine Tanrı’nın kendisini bizlere açıkladığı yoldur. Tanrı her zaman tektir ve bütün Hristiyanlar Tanrı’nın tek olduğuna inanırlar.