KIZIL DENİZ

İsrail oğullarının Mısır'dan çıkarken RAB "İsrail oğullarına söyle, dönsünler ve Pihahirot önünde, Migdol ile deniz arasında, Baal-tsefon önünde konsunlar" (Çıkış 14,2). İsrail'i salıverdiğine pişman olan Firavun onlar "Baal-tsefon önünde konaklamaktayken" ordusuyla onlara yetişti (Çıkış 14,9). Bu yerin Suez Körfezi ile Akdeniz'in arasındaki yer köprünün güneyinde olduğu sanılır çünkü vaat edilen yurda giden direkt yol bunun kuzeyindedir ve Tanrı İsrail halkını Filistin'e giden direkt yoldan çevirip "Kızıl Deniz çölü yolundan dolaştırdı" (Çıkış 13,18). Baal-tsefon'un bu çöle yakın olduğu görülür çünkü Firavun onların orada olduğundan haber alınca "onlar memleket içinde tutulmuşlardı, çöl etraflarını sarmıştı" diyeceği bildirilir (Çıkış 14,3).

"Kızıl Deniz" diye çevrilen "Yam Suf" adının anlamı "Sazlık Denizi"dir. Baal-tsefon bu Sazlık Gölü'ne ve çöle yakındı. İsrail halkının bugünkü Kızıl Deniz'in Suez Körfezi ile Akdeniz arasındaki yer köprüden geçtiği sanılıyor. Bu bölgede bir kaç göl vardır. Bunlardan birinin "Sazlık Denizi" olduğu düşünülüyorsa da hangisi olduğu kesin olarak bilinmiyor. Oysa Baal-tsefon önündeki konak yerinde İsrail halkı RABBİN her şey üzerinde efendi olduğuna tanık oldu. Sazlık Denizi'nin ortasında kuru yerden geçtikten sonra karşı yakasında "RABBE ezgi söyleyeceğim, çünkü çok yüceldi; atı ve atlısını denize attı" diye söylediler (Çıkış 15,1). Bazı uzmanlar bugün Kızıl Deniz diye tanınan denizin genişliği ve derinliğinin İsrail'in oradan geçmesini olanaksız kıldığı kanısındadır. Öte yandan Süleyman'ın gemiler yaptığı "Elot'un yanında olan Etsyon-geber" "Kızıl Deniz'in (Yam Suf'un) kıyısında" idi (1.Krallar 9:26). Etsyon-geber de bugün Kızıl Deniz'in Akaba Körfezi'ndeydi.