Önsöz



Biri öldüğü zaman, çevresindeki birçok kişi ölenin son sözlerinin neler olduğunu merak eder. Kimi zaman gözü yaşlı bir sevgili, ölenin ağzından çıkan son sözcüğün onun adı olmasıyla teselli edilmeye çalışılır. Yitirdiği sevgilinin, ölmeden az önce onu düşünüyor, yaşamı sonlanırken sevdiği kişiyi sayıklıyor olmasının, yas tutan kişiye bir avuntu vereceği düşünülür.

Kimi zaman ünlü bir yazar ya da bilgenin ağzından çıkan son sözler, ölen bu insanın ne kadar derin bir bilgi ya da bilgeliğe sahip olduğu konusunda geride kalanlara ilham verir. Kimi zaman da ölen kişilerin zayıflıkları, korkuları, hastalıklarıyla birer insan olduklarını anımsamamızı sağlar.

İdam sehpasından ölüme gidenlerin ağzından çıkan kahramanca sloganlar bize aktarıldığında, ölenleri kahramanlıklarıyla anımsamamız, son anlarında da öldükleri amaca hizmet ettiklerini düşünmemiz istenir. Bazen idama götürülenler o kadar kahramanca davranamazlar; acı, bilinmeze yolculuk, yok olma korkuları ya da bir başka duygu onların son sözlerinin ağlamaklı, korkulu, vb. olmasına neden olur.

Elinizdeki kitapçıkta İsa’nın çarmıhtaki son sözlerini inceleyeceğiz. İsa öldürülmek üzere çarmıha çakıldığında neler düşünüyor, neler hissediyordu? Bunları tam olarak bilmemize olanak yok. Yine de O’nun çarmıhta ölmeden önce ağzından çıkan ve İncil’de kayıtlı olan yedi sözü elimizde bulunmaktadır. Böylece İsa’nın ölüme giderken zihninde, yüreğinde neler olduğuna ilişkin bir parça da olsa bilgi sahibiyiz. Bu sözleri derinlemesine düşünecek, bizim için nasıl bir değer taşıdıklarını anlamaya çalışacağız.

Burada yedi bölümde inceleyeceğimiz bu sözleri daha önce Ankara Kurtuluş Kilisesi’nde verdiğim vaazlarda ele almıştım. Bu sözler yukarıda da anlattığım nedenlerle birçokları için çok özeldir. Aynı paragraf ya da bölümleri konu alan çeşitli vaazlar dinledim, kitaplar okudum. Hatta İsa’nın son yedi sözünü tema olarak işleyen bir senfoni bile dinledim. Bu bölümlere verilen önemin asıl nedeni, Hristiyan inancının temeli sayılabilecek tarihsel olaylardır: İsa’nın ölümü, dirilişi ve göğe alınışı. Yedi söz, bu sürecin başında yer alan birer gerçek olarak İncil’de kaydedildiği için parça parça ya da bir bütün olarak okuyucuların ilgisini çekmiştir.

Evet, bu sözler gerçekten de önemlidir. Çünkü İsa’nın ağzından çıkmıştır. Yine de unutulmaması gereken önemli bir gerçek var: İsa’nın ölmeden önce söylediği ve burada inceleyeceğimiz yedi söz, O’nun son sözleri değildir. İsa gerçekten de öldü, ama diğer insanlardan farklı olarak öldükten üç gün sonra dirildi ve birçok tanığa gözüktü. Sonraki günler boyunca öğrencileri İsa’nın ağzından çıkan sözleri dinlediler. Biz de dirilmiş İsa’nın ağzından çıkan bu sözlerden bazılarını biliyoruz. Ancak çarmıhtaki yedi söz, her durumda İsa’nın ölümünden önceki kaydedilmiş son sözleridir. Dolayısıyla O’nun her sözü gibi bizler için son derece değerlidir.